BAROMUZDAN ÇERNOBİL FACİASININ 35. YILINDA NÜKLEER SANTRALLERDEN VAZGEÇİLMESİ ÇAĞRISI
“YERLİ, YENİLENEBİLİR VE DOĞA DOSTU ENERJİ İLE YAŞAMI VARETMELİYİZ”
35 yıl önce bugün Ukrayna'nın Kiev kenti yakınlarındaki Çernobil santrali gerçekleştirilen bir deney sırasında patladı.
Çernobil´de radyoaktif kirlenme nedeniyle kanser, anormal doğumlar, hayvan ve bitki türlerinde yok olmalar gibi pek çok sıkıntı ile karşı karşıya kalınmasının sarsıntılarını daha atlatamadan 11 Mart 2011´de de Japonya´da Fukuşima nükleer santral kazası meydana geldi.
Ülkelerin çizdiği sınırları tanımayan nükleer radyasyon binlerce ölüme sebebiyet verdi ve etkilerini aradan onlarca yıl geçmesine rağmen felaketin meydana geldiği bölgeleri de kilometerce aşarak bir çok yerde hala devam etmektedir.
Faaliyetteyken hem deniz hem kara ekosistemine zarar veren, faaliyeti durdurulsa dahi nükleer atıklarıyla toprağa zarar veren, ayrıca olası savaş dönemlerinde ciddi bir milli güvenlik tehdidi oluşturan nükleer santraller adeta birer kitlesel ölüm makineleridir.
Ülkemizde de dünyanın bir başka yerinde de aynı kara günlerin yaşanmaması için nükleerle yaşam olamayacağını, sağlıklı, güvenli ve insani bir yaşam için nükleerden vazgeçilmesi gerektiğini unutmamalıyız!
İnsan sağlığına, denize, toprağa, havaya yani ekosistme zararları minumum olan, üretim gücünü doğal kaynaklardan alan ve kar için değil halkın ihtiyacı için kullanılmayı amaçlayan yenilenebilir enerji kaynaklarını tercih etmek yerine maalesef doğanın yok oluşuna sebep olan ve insan sağlığına ölümcül tehlikeler oluşturan, maliyeti çok yüksek enerji politikaları tercih edilmekte, böylece dışa bağımlılığımız da her geçen gün artmaktadır.
DAHA YAŞANABİLİR BİR ÇEVRE SORUNU ARTIK ULUSAL BOYUTLARI AŞARAK, DÜNYA SORUNU HALİNE GELMİŞTİR.
Toplumsal çıkarlarla kaynak kullanımı arasındaki ilişkinin rasyonelliği önem taşımaktadır. Sağlıklı, yaşanabilir ve temiz bir çevrede yaşanılması Anayasa ile güvence altına alınmış bir haktır.
Ülkemiz enerji yatırımlarında her boyutu öngörülerek ciddi bir şekilde hazırlanmış, insanı ve doğayı korumayı ön plana alan bilimsel politikalar yerine maalesef kamu ve doğa yararını gözetmeyen rant ve ihale odaklı politikalar esas alınmaktadır.
Yalnızca bugünü önemseyen değil yaşamın devamını odak noktasına alan, sonraki nesilleri düşünen enerji politikaları elzemdir. Bu nedenle yaşadığımız yüzyıl yenilenebilir enerji kaynaklarının çağı olacaktır.
Yenilenebilir enerji kaynakları çevre ve insan dostu olmasının yanı sıra ucuzdur, kaynağı yerlidir ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı enerji alanında dışa bağımlılığımızı gerçek anlamda azaltacaktır.
Daha yaşanabilir bir çevre için; temeli atılan Akkuyu nükleer güç santrali ve binlerce ağaç kesilmesine neden olan Sinop N.S. olmak üzere tüm nükleer santral projeleri derhal durdurulmalıdır!