BARODAN HABERLER

GAZETECİ METİN GÖKTEPE'Yİ KATLEDİLMESİNİN 25.YILINDA SAYGIYLA ANIYORUZ.

2661 görüntülenme
07/01/2021
GAZETECİ METİN GÖKTEPE'Yİ KATLEDİLMESİNİN 25.YILINDA SAYGIYLA ANIYORUZ.

GAZETECİ METİN GÖKTEPE'Yİ KATLEDİLMESİNİN 25.YILINDA SAYGIYLA ANIYORUZ.

Gazeteci Metin Göktepe 8 Ocak 1996 günü Ümraniye Cezaevi’nde öldürülen tutukluların cenazesini 'mutlaka ben izlemeliyim" diyerek gittiği haberde, gözaltındayken katledildi.
Cinayet kamuoyundan gizlenmeye çalışıldı. Dönemin yetkilileri Metin Göktepe’nin gözaltına alındığını ancak sonra çay bahçesinde otururken fenalaşarak sandalyeden düştüğünü; İçişleri Bakanı Teoman Ünüsan ise spor salonunun duvarından düşerek öldüğünü iddia etti.
Ortada bir gerçek vardı ki, gazeteci Metin Göktepe, görev yaparken gözaltına alınmış ve dövülerek öldürülmüştür. Bu melun cinayetin üstünden tam 25 yıl geçti, fakat acısını hala yaşamaktayız. Bu vahim olay yakın tarihimizin büyük bir utancıdır.
Ne yazık ki, bunca yıla rağmen gazeteciler üzerindeki baskı ve sansür artarak devam etmektedir.
Pandemi koşullarında daha az gazeteci öldürüldü, ancak gazetecilere karşı daha fazla baskı ve taciz oldu. Gazetecilerin can güvenliklerini tehdit eden koşullar giderek daha çeşitli hale geliyor ve mücadele etmesi daha da zorlaşıyor.
Basın mensuplarını hedef alan bu çağ dışı anlayış sonucu gözaltılar, yeni davalar, hükümler, saldırı ve tehditler, ağırlaşan sansür halen devam etmektedir.
Türkiye, Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde bu yıl 180 ülke arasında 154'üncü sırada yer aldı. Belarus, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Brunei ve Bangladeş Türkiye’nin üst sıralarında yer alırken listede Türkiye’nin ardından 155'inci sırada Ruanda yer aldı. Ruanda’yı Özbekistan ve Kazakistan takip etmektedir.
Basın ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması, gelişmesi halinde hem Cumhuriyetimizin hem demokrasimizin hem de hukukumuzun gelişmesine katkı koyacağına inanıyoruz.
Dönemin içişleri bakanı, savunduğu tez çürütülünce Fadime Göktepe'den özür dilemiş, ancak bu özürü kabul etmeyerek sorumluların yargılanmasını talep etmişti.
Evladını kaybeden Fadime anne yıllarca kendisini hukuk mücadelesine verdi. Metin’in değil, herkesin anası oldu. Hemen her hak aramasında Fadime Ana en önde yer almaya devam etti.
Bir şehirden diğer bir şehre gönderilerek 4 yıl devam eden davada, 1999 yılının şubat ayında gerçekleşen duruşmada alınan kararla, 11 memurdan altısı hakkında 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Daha sonra usul bakımından iptal edilen bu karar, temyiz edildi. 5 Mayıs 1999'da Yargıtay, 6 sanıktan cezası onaylanmış 5 emniyet amiri hakkındaki hükmü de esastan bozdu. Daha sonra afla şartlı tahliyeden yararlanan polisler, toplam 1 yıl 8 ay hapis cezası hüküm giydiler. Metin Göktepe, o tarihe kadar gözaltında öldürülmüş bütün gazeteciler arasında, katillerinin suçu mahkeme kararı ile onaylanan ilk gazeteci oldu.
Metin Göktepeler, Hrant Dinkler, Uğur Mumcular, Abdi İpekçiler, Ahmet Taner Kışlalılar düşünceleriyle bizleri aydınlatmaya devam edecektir. Biz Metin Göktepe'nin anısı önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz. ‘Özgür basın susturulamaz’ diyoruz!.
Metin Göktepe’yi vefatının 25. yılında saygıyla ve rahmetle anıyoruz.
ADANA BAROSU BAŞKANLIĞI

‘Metin’e Metin Bir Metin’ şiiri
“Metin’in kafasında bir darp var
Polis karakolundan morga kadar
Mosmor
Bir darbe var
yüreğimizde beynimizde
Soruyor bir işaret fişeği
Biz ölerek mi yaşamayı
öğreneceğiz hâlâ…”
CAN YÜCEL

Diğer Haberler