Ermenek maden faciası 28 Ekim 2014 tarihinde, Karaman’ın Ermenek ilçesine bağlı Pamuklu köyü yakınlarında, Has Şekerler Madencilik’e ait kömür madeninde su baskını sonucu 18 işçinin mahsur kalarak hayatını kaybettiği olaydır.
Ancak yetkililerin, görev ve sorumluluk makamında olanların bu olaydan hiçbir ders almadığı görülmektedir.
Soma (301 kişi), Ermenek (18 kişi), Şırvan (16 kişi) ve en son yaşadığımız ruhsatsız saha olan Şırnak’ta (7 kişi) yaşanan ve göstere göstere gelen kazalarda bir çok maden işçisi yaşamını kaybetti.
Meselenin anlaşılması için bu kadarı bile yeterlidir ama Bu ülkede…
Son 17 yılda 22.612 işçi…
2019 yılının ilk on ayında 1.300 işçi…
Tarlada, ormanda, yolda, inşaatta, madende, tersanede, atölyede, fabrikada yaşamını kaybetti.
Sermayenin kâr hırsı ve kapitalizmin kuralları, başka türlü boyunduruk biçimleri ile farklı farklı eklemlenerek yerin yüzlerce metre altında da, üstünde de; yüz yıl önce de şimdi de işçilerin canına kastetmekte ve hiçe saymaktadır.
Baromuz tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;
Ermenek'teki maden faciası sırasında, "Ermenek'teki maden faciası sırasında, "Oğlum yüzme de bilmezdi, suyun içinde ne yaptı?" diyen Tezcan Gökçe’yi ve cenaze töreninde yırtık ayakkabılarla Türkiye'yi hüzne boğan babası Recep Gökçe hatırlıyoruz.
Dönemin Başbakanının “Literatürde iş kazası denilen bir olay vardır. Bunun yapısında fıtratında bunlar var. “ demesi ve bu bakış açısı asla kabul edilemez.
‘Üretirken ölmemek’ için, kâr hırsıyla gözü dönmüşlere karşı mücadeleyi her alanda sürdürmek gerekiyor.
Madencilik sektörü, bilgi ve deneyim gerektiren ciddi bir iştir. Karar vericilerin, sektörle ilgili kurumların üst yöneticilerinin, yasa ve yönetmelikleri hazırlayanların, deneyim sahibi olmaları işin olmazsa olmaz koşuldur.
Son yıllarda madencilikle ilgili kurumlarda ehil olmayan, belirli birikime sahip olmayan yönetici atamaları had safhadadır.
Yasa ve yönetmeliklerdeki, uzun yılların birikimi ve deneyimleriyle yer almış maddeler, son yıllarda yerlerini, doğayı ve insan yaşamını gözardı eden; kaynakların sermayeye aktarımını kolaylaştıran düzenlemelere bırakmıştır. Daha az yatırımla daha çok kâr mantıksızlığı, maden cinayetlerini arttırdığı gibi, doğaya geri dönüşsüz zararlar vermeye devam etmektedir.
Yaşamı ve insanı önceleyen anlayışları değil de, yatırım yapmadan yüksek kârı önceleyen anlayışları sürdürenler, bu uygulamalarıyla doğayı acımasızca tüketenler, bu ülkenin geleceğini de yok ediyorlar!
Gerçek olan şu ki; yoksulluğu yok edemediğimiz sürece, bu tür maden ocaklarında çalışacak yoksullar hep olacaktır. Bu döngü sürecek, bu ölümler artacaktır.
Bu ülkede yıllardır toprak altından çıkarılamamış madenciler var. Ne yazık ki onlar dahi unutuldular!
Televizyonlarda, son katliamda yaşamını yitiren yoksul emekçilerin acı hikayeleri yayınlanıyor. Onlar da unutulacak bir süre sonra! Zonguldak’ta, Afşin-Elbistan’da, Soma’da, Ermenek’te, Şırvan’dakileri unuttuğumuz gibi! Ama tarih unutmayacak. İnsanlık tarihi unutmayacak!..
Ermenek Maden Faciasının 5.yılında yaşamını kaybeden madencileri, maden facialarında ve iş kazalarında ölen emekçileri ve işçileri saygıyla anıyoruz.
Saygıyla sunarız.”
Adana Baro Başkanlığı