ÇOCUĞUNUN BABASI TARAFINDAN KATLEDİLEN HÜLYA GÜLLÜCE DAVASININ İLK DURUŞMASINA BAROMUZ KADIN HAKLARI MERKEZİ KATILDI
Adana’da geçtiğimiz yıl Eylül ayında çocuğunun babası A.K. tarafından öldürülen 39 yaşındaki Hülya Güllüce’nin davasının ilk duruşması olaydan yaklaşık bir yıl sonra Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Baro Başkan Yardımcımız ve Kadın Hakları Merkezi Koordinatörü Av. Miyesser Önenli, Kadın Hakları Merkezi Başkanımız Av. Ayşe Nur Karayel, Kadın Hakları Merkez Başkan Yardımcıları Av. Neisa Ece Ertem, Av. Sinan Şeyban ile merkez üyeleri, Av. Bahar Melek Dizdar, Av. Ümit Büyükdağ, Av. Merve Toğma ve Av. Talha Akkuş davayı baromuz adına takip etti. Duruşmada aile ile birlikte Adana CHP milletvekili Müzeyyen Şevkin de hazır bulundu. Adana Barosu olarak katılan talebinde bulunduğumuz ancak reddedilen duruşma 9 Aralık 2021 tarihine ertelendi.
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ TEKRAR YÜRÜRLÜĞE KONULMALI
Baromuz Kadın Hakları Merkezi yöneticileri ve üyeleri, duruşmanın ardından yaptıkları açıklamada şunları söyledi: ”Mağdurların yargı önünde ikinci bir mağduriyet yaşaması maalesef olağan hale gelmişse de tarafımızca kabul görmemektedir. Maktül Hülya Güllüce’nin, defalarca ayrılmak istediği ve bir yıldır ayrı yaşadığı, duruşmada dinlenen komşularının bile tanımadığı, sırf ortak çocuklarını görmek için arada sırada eve gelen sanık A.K., duruşmada maktül Hülya Güllüce‘yi cinsiyetçi bir dille “namus” ve “sadakat” savunmasıyla hedef konumuna getirmeye çalışmıştır. Her ne kadar iddianame kasten öldürmeden açılmış ise de hukuki görüşümüz bu fiilin kasten ve tasarlayarak işlendiği yönündedir. Kadınların yaşam hakkı için, 2021 yılı Mart ayında bir gece vakti tek taraflı olarak çıktığımız İstanbul Sözleşmesi’nin tekrar yürürlüğe konulması gerekmektedir. Bu konuda açmış olduğumuz dava ile hukuk mücadelemizi sonuna kadar götüreceğiz.
39 yaşında yaşam hakkı elinden alınan Hülya Güllüce cinayetinin ve tüm kadın cinayetlerinin “hukukun üstünlüğü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak için“ Adana Barosu olarak yakın takipçisi olacağız ve katılma talebimiz reddedilmiş olsa da Adana Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak duruşma salonunda gözlemci olmaya devam edeceğiz.”