BARODAN HABERLER

BAŞKANIMIZ AV. VELİ KÜÇÜK “24 OCAK TEHLİKE ALTINDAKİ AVUKATLAR GÜNÜ”NDE ONLİNE ETKİNLİKTE KONUŞTU “HUKUKSUZ VE KEYFİ UYGULAMALAR SON BULMALI”

634 görüntülenme
25/01/2021
BAŞKANIMIZ AV. VELİ KÜÇÜK “24 OCAK TEHLİKE ALTINDAKİ AVUKATLAR GÜNÜ”NDE ONLİNE ETKİNLİKTE KONUŞTU “HUKUKSUZ VE KEYFİ UYGULAMALAR SON BULMALI”
BAŞKANIMIZ AV. VELİ KÜÇÜK “24 OCAK TEHLİKE ALTINDAKİ AVUKATLAR GÜNÜ”NDE ONLİNE ETKİNLİKTE KONUŞTU
“HUKUKSUZ VE KEYFİ UYGULAMALAR SON BULMALI”
Baro Başkanımız Av. Veli Küçük, moderatörlüğünü Ankara Barosu Avukat Hakları Merkezi Başkanı Av. Deniz Özbilgin’in yaptığı “24 Ocak Tehlike Altındaki Avukatlar Günü” kapsamında gerçekleştirilen “Baro Başkanları ile canlı yayında Avukatlara Yönelik Hak İhlalleri” etkinliğinde mesleğimize yönelik saldırılara ve hukuksuzluklara değinerek, verilen mücadelelerini aktardı.
Ankara Barosu’nun instagram sayfası üzerinden canlı yayınlanan etkinlikte Başkanımız Av. Veli Küçük , “Biz savunma görevi yapıyoruz. Bu görevimizin de kutsal olduğuna inanıyoruz. “ dedi
17 Nisan 2015 tarihinde baromuz mensubu meslektaşlarımızın Adliye girişinde x-ray cihazından geçmeden içeriye girmek istedikleri esnada polislerin aldıkları talimat gereği bu şekilde almayacaklarını söylemeleri sonrasında yaşanan arbedeyi dile getirdi.
Kendisi de dahil olmak üzere 10 meslektaşıyla birlikte 16 Ekim 2017 Pazartesi günü “ görevi yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar vermek” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşmasında beraat ettiklerini hatırlattı.
Özetle;
“Adana Barosu Yönetim Kurulu üyesi olduğum 2015 yılında o dönemde sorunu çözme ve hukuksuz uygulamayı çözmek için Adalet Komisyonu Başkanı ve Cumhuriyet Başsavcısı ile görüşmeler yaparken adliye girişindeki x-ray cihazının zarar gördüğü de belirtilerek şahsım ve 10 meslektaşım hakkında hiç olmayacak bir şekilde “görevi yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar vermek ” iddiasıyla ceza davası açıldı. Davanın 16 Ekim 2017 Pazartesi günü görülen ilk duruşmasında da TBB Yönetim Kurulu Üyeleri, 20 baro başkanı, milletvekilleri ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile büyük bir dayanışma sergileyerek iddiaya konu davraşınımızın suç unsuru taşımaması gerekçesiyle beraat kararı verildi. Bizler bu kanunsuz ve hukuksuz uygulamaya karşı cesur, ilkeli ve dik bir duruş sergiledik. Bu büyük bir kazanımdır ve emsal teşkil edecek bir karardır. Avukatlar, yapılmak istenen uygulamanın tek kişinin iki dudağının arasından çıkan, yerelde bunu emir telakki edenlerin başlattığı parti devleti uygulaması ve korku imparatorluğu yaratma çabası olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Biz bu duruşumuzu her platformda göstermeye devam edeceğiz.”
Başkanımız Av. Veli Küçük, şöyle devam etti;
“Halkın hak arama özgürlüğünün ve savunmanın temsilcisi konumunda bulunan avukatların görevlerini yapmaktan uzaklaştırılması, halka karşı girişilen bir eylem niteliği taşır.
Ve bu kutsal meslek yurttaşın adalete erişimin en önemli unsurudur. Yargının kurucu unsuru olan mesleğimiz her zaman iktidara, hükümranlara, dönemin güçlerine karşı ne şartta olursa olsun evrensel hukuk kurallarını savunan meslektir.
Uluslar arası Sözleşmeler, Havana Kuralları, Turin İlkeleri avukatları yaşadıkları dönemin ve toplumun tanıkları olarak nitelemektedir. İyi bir hukukçu insanını, vatanını, ülkesini severek bu unsurları mutlak suretle dikkate alan kişidir.
Geçtiğimiz yıl Avukatlık Kanununda Barolar ve seçim sistemlerine yönelik değişiklik girişimlerini doğru bulmadığımızı, bu girişimlerin durdurularak, geri çekilmesini her platformda dile getirdik. Ancak yeterli olmadı. Ardından avukatın bağımsız ve özgür yanının koruyucusu, milyonlarca yurttaşın temel hak ve özgürlüklerinin yılmaz savunucuları gücünü ve kamu kurumu niteliğini Anayasa’dan alan bir Cumhuriyet kurumu olan Barolar için baro başkanları olarak Ankara’ya doğru yollara düştük. Başkent Ankara’nın girişinde hepinizin bildiği gibi hayret verici bir durumla karşılaştık.
Baro başkanları olarak bizler Anayasa ve yasalardan kaynaklanan protesto hakkını kullanmak isterken, yüzlerce polisle insanlık dışı bir muamelede karşı karşıya geldik.
Yaşımıza, güneşe, yağmura ve virüse rağmen ülkemizin dört bir yanından Ankara’ya yürümemizin ve başkentimizin girişinde tarafımıza uygulanan insanlık dışı muameleye rağmen direnmemizin ve kararlı duruşumuzun nedeni; Baroların yapılarının değiştirilmesi adı altında parçalanma, niteliksizleştirme ve susturulma tehdidine karşı bir tepki ama aslında bu tehdidin yurttaşın sesinin kesilmesi, temel hak ve özgürlüklerinin sınırlandırılması karşısında savunmasız bırakılması anlamına gelmesiydi.
Bizlerin barışı, insan haklarını, demokrasiyi ve özgürlükleri kazanmak ve kullanmak adına bu baskılara ve hukuksuzluklara boyun eğmeyeceğinin bilinmesini istiyorum. Tüm bu hukuksuzluk saldırılara karşı dimdik ayakta duracağız. “
Diğer Haberler