BARODAN HABERLER

BAROMUZUN DÜZENLEDİĞİ “CMK’DA SERİ MUHAKEME USULÜ ve AVUKATIN ROLÜ” KONULU VİDEOKONFERANSI YAPILDI

873 görüntülenme
29/12/2020
BAROMUZUN DÜZENLEDİĞİ “CMK’DA SERİ MUHAKEME USULÜ ve AVUKATIN ROLÜ” KONULU VİDEOKONFERANSI YAPILDI
Baromuzun düzenlediği “CMK’da Seri Muhakeme Usulü Ve Avukatın Rolü" (Md.250) konulu online videokonferans yapıldı.
Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Av. Prof. Dr. Çetin Arslan, tecrübe, bilgi ve birikimleri doğrultusunda detaylı paylaşımlarda bulundu.
Videokonferansımız, Baromuzun YouTube kanalının yanı sıra resmi facebook ve twitter sayfaları üzerinden canlı yayınlandı.
Başkanımız Av. Veli Küçük açış konuşmasında salgın hastalık nedeniyle yaşamını kaybeden yurttaşlarımıza rahmet, hastalığa yakalanan insanlara şifa diledi. Her gün 250’den fazla insanımızın hayatını kaybetmesinden duyduğu üzüntüyü ifade ederken, yakın zamanda uygulanmaya başlanacak aşı ile olağan günlere dönmeyi diledi. Bu zorlu süreçte sağlık çalışanlarına da insanüstü gayretlerinden ötürü teşekkürlerini sundu.
Yaşamını kaybeden meslek üstadı Av. Osman Soyal ile Covid-19 nedeniyle vefat eden Adana Tabip Odası Onur Kurulu üyesi Dr. Levent Cemal Güngör'ü andı.
Baro Başkanımız Av. Veli Küçük, pandemi nedeniyle meslek içi eğitimleri ve bazı etkinliklerin dijital ortamda yapıldığını ifade etti.
“YARGI SİYASET ÜSTÜ OLMALI”
Ülkemizin adalete daha çok ihtiyacı olduğunu ifade eden Başkanımız, son dönemde yargıda liyakatin yeniden tartışılmaya açıldığını hatırlattı.
Başkanımız Av. Veli Küçük, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı iken HSK tarafından Yargıtay üyeliğine seçildikten sonra tek bir dosyaya dahi bakmadan 6 gün içinde teamüller ve liyakat hiçe sayılarak Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilmesinin yargının siyasetten gelen yürütmenin denetiminde, etkisinde, ekseninde olduğu ve bağımsızlığın sadece kağıt üzerinde kaldığı algısı yarattığının altını çizerek, "Türkiye’de yargıya ve adalete olan güvensizliğin oranı yüzde 80’lere ulaşmış durumda. Yargıda liyakat ne yazık ki dikkate alınmıyor. Bunun için öncelikle yargı siyaset üstü olmalı ve liyakat unsuru etkin kılınmalıdır. Yargı mensuplarının mesleğe alınması, atanması ve terfisi liyakat ve objektif kriterlere dayanmalıdır.” diye konuştu.
Başkanımız Av. Veli Küçük, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen son düzenleme hakkında da bilgi verdi. Yeni düzenleme, kamu erkinin elinde ülkenin güvenliği ve huzurunu sağlayacak her türlü imkân ve araç zaten bulunmakta iken; artık kimsenin inanmadığı “terörle mücadele” gerekçesi ile; demokratik toplumsal yaşamın en önemli unsurlarından dernekleri hedef aldığına işaret etti.
Dernek yönetimlerine kayyum atamanın, malvarlıklarına el koymanın, faaliyetlerini durdurmanın önünü açtığına dikkat çekerek, “Bu düzenleme ile demokratik toplumsal yaşam ve yurttaşlık bilinci yara alacak, anayasal hak ve özgürlükler geriye gidecektir.
Yasa taslağının ilk aşamasında hakkında bir soruşturma olması halinde dosya oluşturulacaktı, ancak gelen tepkiler üzerine kovuşturma açılması haline dönüştü. Bu haliyle bile kabulü mümkün değildir. Bu ancak yargının süzgecinden geçerek olmalıdır. Bir bakan veya siyasi iktidarın temsilcisi kanalıyla yürütülebilmesi dünyanın hiçbir çağdaş ve demokratik üleşinde olmayan bir düzenlemedir. Bir diğer düzenleme avukatı muhbir yapmaktadır. Avukatlara; taşınmaz alım satımı, şirket, vakıf ve dernek kurulması, idaresi ve devredilmesi gibi işlerde “şüpheli işlemleri bildirim” yükümlülüğü getiren düzenleme, Turin ilkelerine ve Havana Kurallarına da aykırıdır. İnsanların avukata olan güvenini de zedeleyecektir. Henüz resmi gazetede yayımlandı. Umarım bu yanlışlardan bir an evvel dönülür”
“TEDBİR AMAÇLI TUTUKLAMANIN CEZALANDIRMA BOYUTUNA DÖNÜŞTÜRÜLMESİ DOĞRU DEĞİLDİR.”
Adana Baro Başkanımız Av. Veli Küçük, AİHM Büyük Daire tarafından eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş için verilen hak ihlali kararıyla ilgili 22 baro başkanı ile birlikte ortak açıklama yaptıklarını belirterek, "Bizler hukukçuyuz ve hukuk kısmıyla değerlendirme yapmak zorundayız. 4.5 yıllık tutukluluk süresinin fazlalığı, adil yargılanma ilkesinin ihlali, makul sürede yargılanma hakkının ihlali gibi önemli evrensel haklar yönüyle AİHM Büyük Dairesi tarafından bir karar verildi. Teknolojinin bu kadar üst düzeyde kullanıldığı dönemde daha kısa sürelerin değerlendirilmesi gerekirdi. Tutuklamanın tedbir amaçlı olduğu yasamızda ve mevzuatımızda belirtilmiş iken bu sürelerin adeta cezalandırma boyutuna dönüştürülmesi doğru değildir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin çekince koymaksızın imzaladığımız 46. Maddesine göre, Mahkeme'nin kararları tüm üye devletler için bağlayıcıdır. Yine Anayasa'nın 90.maddesine göre ulusal norm hiyerarşisinde Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelerde yer alan hükümlere üstünlük tanınmaktadır.”

Şüphelinin Lehine ve Aleyhine Tüm Delilleri Toplanmalı

Seri muhakeme usulünün sürecini kısaca açıklayarak konuşmasına başlayan Prof. Dr. Çetin Arslan “ Yetkili merciinin, suç şüphesini öğrenmesiyle birlikte başlarken hükmün kesinleşmesiyle sona ermektedir. Bu süreçte savcı gerek kendisi gerekse kolluk kuvvetleri vasıtasıyla maddi gerçeğe ulaşmak için şüphelinin lehine ve aleyhine olan bütün delilleri toplamalıdır. Savcı yeterli şüpheye ulaştığı takdirde seri muhakeme sürecini başlatabiliyor. Çünkü seri muhakemede başarısız olursa genel soruşturma ve kovuşturma yöntemine devam edecek.” diye konuştu.

Mahkumiyet Verilme İhtimali Yükselecek

Arslan, seri muhakeme usulünü uygulayabilmek için savcının soruşturma dosyasını getireceği aşamanın yeterli delil aşaması olduğunun altını çizdi. “Savcı, bu usulde başarısız olursa dosyayı dava açacak bir duruma getirecek. Mahkumiyet verilme kararı, beraat kararından daha yüksek bir aşamaya gelmiş olacak.” ifadelerini kullandı.

Seri Muhakemenin Anayasa’ya Uygunluğu Tartışmaları

Seri muhakeme usulünün amacından söz eden Arslan, “İspatı kolay, önem derecesi düşük suçlara kısa sürede etkili bir karşılık verilerek toplumsal barışın sağlanması mümkündür” dedi. Arslan usulün Anayasa’ya uygunluğuyla ilgili yapılan tartışmalara “Bu tartışma dünyanın her yerinde var. Ülkemizde hakim gereği düşünüldü diyene kadar tarafların biri bundan vazgeçebiliyor. Hiçbir sebep göstermeden. Bana uygun değil diyerek vazgeçebilirsiniz. Avukatınız huzurunda etkili müdafii yardımı huzurunda bu yola gidiyorsunuz. Size istemediğiniz bir şey zorlanmıyor. 30 güne kadar da düşünme hakkı veriliyor. Bunlar önemli haklar.” değerlendirmesinde bulundu.

Seri Muhakamenin Şartları

Seri muhakemenin usulünün uygulanma şartlarından bahseden Prof. Dr. Arslan, öncelikle kanun ve yönetmelikte belirtilen şartların olması gerektiğini söyledi. Arslan “Suçun işlendiğine ilişkin şüpheler bulunacak. Sonra kovuşturma olanağı bulunmalı. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmemiş olmalı. Suç, seri muhakeme usulü kapsamında olmalı. Şüphelinin, çocuk, akıl hastası, sağır ve dilsiz olmaması gerek. Suçun iştirak halinde işlenmesi durumunda tüm şüphelilerin usulün uygulanmasını kabul etmeleri ve şüpheliye ulaşılmış olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Seri Muhakeme Usulünün Uygulanma Yöntemi

Şüphelinin haklarının hatırlatılması ve öğretilmesi için davet edilmesinin seri muhakeme usulünün uygulanmasının ilk adımı olduğunu belirten Arslan, diğer adımları da sıraladı: “Hakların hatırlatılması ve bilgilendirilmesi, şüphelinin en temel hakkıdır. Sonrasında şüpheli seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirilir. Bilgilendirme yapıldıktan sonra da bir teklifte bulunulur.”

Diğer Haberler