BARODAN HABERLER

BAROMUZDAN ODA TV ANKARA HABER MÜDÜRÜ MÜYESSER YILDIZ’IN TUTUKLANMASINA TEPKİ BAŞKANIMIZ AV. VELİ KÜÇÜK; “HALKIN HABER ALMA ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLANMAMALI; GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”

1635 görüntülenme
12/06/2020
BAROMUZDAN ODA TV ANKARA HABER MÜDÜRÜ MÜYESSER YILDIZ’IN TUTUKLANMASINA TEPKİ  BAŞKANIMIZ AV. VELİ KÜÇÜK; “HALKIN HABER ALMA ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLANMAMALI; GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”

BAROMUZDAN ODA TV ANKARA HABER MÜDÜRÜ MÜYESSER YILDIZ’IN TUTUKLANMASINA TEPKİ

BAŞKANIMIZ AV. VELİ KÜÇÜK;
“HALKIN HABER ALMA ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLANMAMALI; GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”

Baro Başkanımız Av. Veli Küçük, TELE 1 Ankara Temsilcisi İsmail Dükel ile birlikte casusluk suçlamasıyla gözaltına alınan OdaTV Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız’ın Türk Ceza Kanunu'nun 329'uncu maddesindeki 'devletin güvenliğine ilişkin bilgi ve belgeleri açıklama' suçunun işlendiğine ilişkin kuvvetli suç şüphesi bulunması, delilleri karartma ihtimali ve kaçma şüphesinden dolayı tutuklanması hakkında görüş ve düşüncelerini paylaştı.

Baro Başkanımız Av. Veli Küçük, güzel ülkemizde son yaşananların basın ve ifade özgürlüğüne açık bir baskı ve gözdağı olduğunu vurguladı.

Açıklamasında; “Savcılığın gözaltına alma gerekçesi “siyasi ve askeri casusluk” (TCK328) olan Müyesser Yıldız’ın mahkemeye “gizli kalması gereken bilgileri açıklamaktan” (TCK329) sevk edilerek tutuklanması dikkat çekmektedir. Avukatının yaptığı açıklamaya göre; “Soruşturmanın temel amacı da Müyesser hanımın dijital arşivlerine ulaşmak olduğu” ifade edilmiştir. Öyle ki Müyesser Yıldız’ın evinde yapılan aramada kendisinin dışında ailesinin de telefon ve bilgisayarlarına imajı alınmadan el konulmuştur. Tutuklama kararının ardından Müyesser Yıldız’a isnat edilen suçlamaya kanıt olarak iki haber gösterilmektedir.
Yani Müyesser Yıldız hakkında verilen karar “Kim bu Hafter'le görüşen Türk komutanlar” ve “Libya'ya hangi komutan gitti... Yerine kim geldi” başlıklı iki haberin gösterildiği ifade edilmektedir. Bu haberlerin başka ajanslar tarafından yayınlanmış ve aleniyet kesp etmiş olması nedeniyle TCK 329. maddesindeki suçun unsurlarının oluşmayacağı, ancak muhalif basının bu şekilde susturulmaya ve yıldırılmaya çalışıldığı değerlendirilmektedir.

Kamuoyunu ilgilendiren, halkın haber alma, öğrenme ve tartışma hakkı bulunan hallerde, devletin güvenlik ihtiyacı ile halkın bilme hakkı ve gazetecilerin ifade özgürlüğü çatıştığında, ifade özgürlüğü öncelikli sıradadır. Hele ki kamuoyunda konuşulan, bilinen ve başka haberlere de konu olan unsurların kullanılması yargı bağımsızlığı yönüyle de yaşanan sorunu ortaya koymaktadır.

Anayasamıza göre basın hürdür ve sansür edilemez. Gazetecilik suç değildir. Bu keyfi, anayasaya, hukuka ve demokratik toplum gereklerine aykırı uygulamaların son bulmasını istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın verilerine göre; hapisteki gazetecilerden Aydın Keser, Barış Pehivan, Barış Terkoğlu, Ferhat Çelik, Hülya Kılınç, Murat Ağırel, İsmail Yıldız’ın aralarında olduğu 84 gazeteci ve medya çalışanının cezaevinde olmasının vahim olduğunu hatırlatan Başkanımız Av. Veli Küçük, “Ülkemizde iktidar erkiyle yargı erki iç içe geçmiş bir görüntü vermekte, yargının bağımsız olmadığı bu ve benzeri kararlarla ortaya konulmaktadır. Uluslararası Basın Endeksine göre basın özgürlüğü sıralamasında da 180 ülke arasında 157. sıradayız ve her geçen gün geriye gitmekteyiz.

Gazeteciliğin suç olmadığını bir kez daha ifade ediyorum. Ülkemizde keyfi, anayasaya, hukuka ve demokratik toplum gereklerine aykırı bu uygulamaların son bulmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Diğer Haberler