BAŞKANIMIZ AV. VELİ KÜÇÜK;
“KARARA UYULMALI VE KAVALA TAHLİYE EDİLMELİDİR”
Gezi davası kapsamında tutuklu tek sanık olan ve 770 gündür tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala ile ilgili müracaat hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararını verdi.
AİHM, Kavala’nın tutukluluğu ile ilgili ihlal kararı verdi. Mahkeme Kavala’nın tutukluluğunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 5. maddesini ihlal ettiğine yani “makul bir şüpheye dayanmadığına”, aynı zamanda tutuklamanın siyasi sebeplere dayandığına ve Anayasa Mahkemesinin başvuruyu malul sürede incelemediğine hükmetti.
Adana Baro Başkanımız Av. Veli Küçük, yaptığı yazılı açıklamada konuya ilişkin görüş ve düşüncelerini paylaştı.
“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Gezi Parkı eylemlerine finansal destek sağladığı suçlaması ile yargılanan iş insanı Osman Kavala tarafından açılan davada kararını açıkladı.
Mahkeme, devlet makamlarının Kavala'nın yakalanıp tutuklanmasına neden olan suçlamaları kanıtlayamadığı ve makul şüphe olmadığı sonucuna vardı. Tutuklamanın siyasi nedenlerle olduğunu ifade etti.
Anayasa Mahkemesi önündeki sürecin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olduğuna hükmetti ve makul sürede inceleme yapılmadığına hükmetti.
AİHM, Kavala'nın, kendisiyle birlikte diğer insan hakkı savunucularını "susturma hedefiyle” tutuklandığına da kanaat getirip, tutukluluğunun son bulması için derhal serbest bırakılmasını istedi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Osman Kavala hakkında dün verdiği hak ihlali kararı doğru ve yerindedir. AİHM tarafından alınan karar ülkemiz adli sisteminin evrensel standartlara ne kadar ters düştüğünü ve siyasallaştığını bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Türkiye’de hukuk adına, yargı adına önemli ihlaller yaşanmıştır. İhlal kararı, mahkemeye intikal ettiğinde, mahkeme ihlali hemen sona erdirmelidir. Ülkemiz resmî makamlarının ve mahkemelerimizin bu karara saygı gösterme ve uyma zorunluluğu bulunmaktadır.
Kişinin tutukluluğunun sürmesi, hukuksuz olarak özgürlüğünden yoksun bırakılması sonucunu doğuracaktır.
AİHM 2. Dairesi’nin Kavala kararı önemli ve emsal niteliğinde bir karardır. Bu karar uyarınca Osman Kavala biran evvel serbest bırakılmalıdır.
Bir hukukçu olarak serbest bırakılmama durumunu düşünmek dahi kabul edilemeyecektir. Yeni yargı paketiyle ‘iklim yumuşadı’ yargıda reform söylemleri havada uçuşurken, bunun samimi olup olmadığı uygulamalar ile anlaşılacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
Olayda; Gezi Parkı eylemlerini organize ve finanse ettiği iddiasıyla 770 gündür tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala, davanın üçüncü duruşmasında da tahliye edilmedi. Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, başkanvekilleri ve iki üye tarafından özgürlüğünün ihlal edildiği tespit edilen Kavala, 1 Kasım 2017’de Gezi Parkı soruşturmasının yanı sıra, darbe soruşturmasından da tutuklandı. Kavala, Gezi Parkı eylemlerine ilişkin iddianame için 15 ay bekledi. Darbe soruşturmasıyla ilgili ne iddianame hazırlandı ne de takipsizlik kararı verildi.
Kavala’nın avukatları tarafından 8 Haziran 2018 tarihinde yapılan AİHM başvurusuyla ilgili dosya, hızlandırılmış prosedürle işleme koyuldu. Dava başvurusunu Türk hükümetine tebliğ eden AİHM, savunma yapması için Ankara’ya bir dizi soru yöneltti.