BARODAN HABERLER

BAROMUZDAN AKADEMİSYEN DR. YONCA DEMİR'E “BU SUÇA ORTAK OLMAYACAĞIZ” BİLDİRİSİNİ İMZALADIĞI İÇİN 3 YIL HAPİS CEZASI VERİLMESİNE TEPKİ

2121 görüntülenme
25/01/2019
BAROMUZDAN AKADEMİSYEN DR. YONCA DEMİR'E “BU SUÇA ORTAK OLMAYACAĞIZ” BİLDİRİSİNİ İMZALADIĞI İÇİN 3 YIL HAPİS CEZASI VERİLMESİNE TEPKİ

BAROMUZDAN AKADEMİSYEN DR. YONCA DEMİR'E “BU SUÇA ORTAK OLMAYACAĞIZ” BİLDİRİSİNİ İMZALADIĞI İÇİN 3 YIL HAPİS CEZASI VERİLMESİNE TEPKİ
BARO BAŞKANIMIZ AV. VELİ KÜÇÜK;
"AKADEMİSYENLERİN BARIŞ İSTEMEMESİ DÜŞÜNÜLEMEZ"
Adana Baro Başkanımız Av. Veli Küçük, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza attığı için “örgüt propagandası” yapmakla suçlanan Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Yonca Demir’e 3 yıl hapis cezası verilmesine tepki gösterdi.
İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 4. duruşmasında mahkeme başkanının kararını ;
"TMK (Terörle Mücadele Kanunu) 7/2 maddesinin 1. cümlesi gereğince suçun işleniş biçimi, fiilin özellikleri, kastın ağırlığı ve yoğunluğu dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın atılı suçu basın yayın yolu ile işlediği anlaşılmakla aynı maddenin 2. cümlesi gereğince cezasının yarı oranında artırılarak 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına..." olarak açıkladığını belirten Av. Veli Küçük, "15 Temmuz Darbe girişimi sonrasında ilan edilen OHAL ve çıkartılan KHK'lar ile sivil dikta uygulamalarının her türlüsü yaşama geçirilmiş, barış isteyen akademisyenler üniversitelerden ihraç edilmiş, insan hakları savunucuları tutuklanmış, işini talep ederek barışçıl protesto ile açlık grevi yapanlar dahi hedef haline getirilerek tutuklanmış; kısaca toplumun farklı ses ve muhalif kimlikleri yaratılmak istenen korku imparatorluğu içinde siyasi iktidarın hedefi haline gelmiştir.
Dün görülen duruşmada hiç bir unsuru bulunmadığı gibi beraat kararı verileceğini beklerken, Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Yonca Demir’e 3 yıl hapis cezası verilmesi asla kabul edilemez. Ne yazık ki bu uygulamalara, baskı, korku ve tehdit ortamına yargı araç kılınarak, yargı üzerinden hareket edilerek gidilmektedir.
"AKADEMİSYENLERİN BARIŞ İSTEMEMESİ DÜŞÜNÜLEMEZ"
Akademisyenler savaştan yana olamaz, Barış bildirisi insan haklarına saygıya davet ediyor. Burada akademisyenlerin duruşu çok nettir. Bu yaşatılan trajikomik bir süreçtir.
Cumhurbaşkanlığı yetkilileri, "Akademisyenler bizim göz bebeğimizdir.Bizim derdimiz akademisyenlerle değil terör faaliyetlerine karışmış teröristlerledir." derken, neden halen barış isteyen akademisyenler yargılanıyor ve hapis cezaları almaktadır. Akademisyenlerin barış istememesi düşünülemez."

NE OLMUŞTU?
10 Mart 2016’da 1100’ün üzerinde akademisyen Kürt illerindeki yasak ve şiddete son verme ile müzakereleri başlatma çağrısının yer aldığı “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini kamuoyu ile paylaşmıştı. Sonraki katılımlarla imza sayısı 2212’yi bulmuştu.
Bildirinin ardından Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, akademisyenleri hedef almış, “ Aydın falan değilsiniz, karanlık ve cahilsiniz” dedi.
Bunun üzerine imzacı akademisyenler hakkında tutuklamalara varan baskıların startı verildi.
Akademisyenler hakkında Savcı İsmet Bozkurt’un hazırladığı iddianame ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) “örgüt propogandası” fiilini düzenleyen 7/2 maddesinden dava açıldı.
23 Ocak itibarıyla 5 Aralık 2017’den bu yana mahkemeye çıkan akademisyen sayısı 450 oldu. 83 akademisyen 1’er yıl 3’er ay, üç akademisyen 1’er yıl 6’şar ay; bir akademisyen ise 2 yıl 3 ay; bir akademisyen 2 yıl 6 ay; bir akademisyen 2 yıl 1 ay; bir akademisyen 3 yıl hapis cezasına mahkum oldu.
Prof. Dr. Büşra Ersanlı, Zübeyde Füsun Üstel, Ayşe Erzan, Nesrin Sungur Çakmak, Özdemir Aktan, Şebnem Korur Fincancı, Lütfiye Bozdağ ve Yonca Demir’in cezaları ertelenmedi.

Diğer Haberler