“Bağımsızlığımızın simgesi olan Lozan Antlaşması Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusudur.”
Baromuz, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Adana Şubesi, Alevi Kültür Derneği, Birleşik Kamu iş Bileşenleri, Cumhuriyet Kadınları Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Dernekleri, Cumhuriyet Halk Partisi, Demokratik Sol Parti, DİSK Bölge Temsilciliği ve Emekli Subaylar Derneği ile Lozan Barış Antlaşmasının 97. yıldönümü nedeniyle ortak açıklama yaptı.
Emniyetin önce sorun olmayacağını bildirdiği ve sonra pandemi gerekçe gösterilerek sosyal mesafe ve izolasyon kurallarına uygun olarak yapılması istenmesine rağmen hukuksuz olarak engellenmek istenen, ancak tüm engelleme çabalarına rağmen Atatürk Parkı girişinde yapılan Basın açıklamasına Baro Başkanımız Av. Veli Küçük, Eski Dönem Baro Başkanımız Av. Mengücek Gazi Çıtırık , Çukurova Belediye Başkanı Av. Soner Çetin ve sivil toplum örgütlerinden bir çok kişi katıldı.
Açıklamada;
“24 Temmuz 1923’de imzalanan, Lozan Barış Antlaşması ile emperyalizm, cepheden sonra masada da yenilgiye uğratılmıştı.
Böylece; tam bağımsız, demokratik, laik, sosyal, hukukun üstünlüğüne dayalı, çağdaş ve üniter bir ulus devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli atılmıştı.
Lozan, bu yönüyle; Anayasa’da vurgulanan ve “değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen” niteliklerin zeminini oluşturmaktadır.
Son yıllarda; yalan ve sahte tarih yazma gayretleri hız kazanmıştır. Lozan’a, Lozan’ın ve Türkiye Cumhuriyeti’nin mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve yol arkadaşı İsmet İnönü’ye yönelik çirkin ve sınır tanımaz saldırılar bu nedenledir.
Lozan karşıtlığı, Sevr yandaşlığıdır. Bölünmek, parçalanmak ve emperyalizme yem olmaktır.
Lozan karşıtlığı; Atatürk’ün kurduğu ulus devlet modelinin, çağdaş kazanımların ve Cumhuriyetin niteliklerinin tasfiye edilmesidir.
Lozan karşıtlığı; hilafetin ve saltanatın geri getirilmek istenmesidir.
Lozan karşıtlığı; milli egemenlik yerine saray ve hanedan hâkimiyetini kabullenmektir.
Lozan karşıtlığı; millilik yerine ümmetçiliktir.
Lozan karşıtlığı; siyasal dinci bir devletin inşasına yüksek sesle “evet” demektir.
Lozan karşıtlığı; çoklu hukuk sistemini benimsemektir. Hukukun üstünlüğünün yok edilmesidir.
Lozan karşıtlığı; bölücü, gerici, işbirlikçi, cemaatçi, tarikatçı, PKK ve FETÖ’cü vb. yapılanmalara göz yummaktır…
Lozan, Cumhuriyetimizin ve milletimizin dayandığı en güçlü siyasi ve hukuki temeldir. Bu temelle oynamak, Türkiye Cumhuriyeti’nin sarsılması ve yıkılmasıdır. Milletimizin ayrıştırılması, kamplaştırılması ve kutuplaştırılmasıdır. Buna izin vermeyeceğiz.
Lozan karşıtlarının yürüttüğü, sinsi politikalara seyirci kalmadık, kalmayacağız…
Lozan’ın 97. yıldönümünde; Büyük Atatürk’ün, İsmet İnönü’nün, milli kahramanlarımızın, devrim ve demokrasi şehitlerimizin manevi huzurlarında ve Milletimizin önünde bir kez daha ant içiyoruz ki
Türkiye Cumhuriyeti’ne, Cumhuriyetimizin çağdaş niteliklerine, Lozan’a ve Milletimize sahip çıkmaya devam edeceğiz…
Uyarıyoruz; Lozan karşıtlığı, Sevr yandaşlığıdır. Atatürk’ün kurduğu Milli devletin tasfiyesidir. Orta çağ karanlığına teslim olmaktır. Hilafet ve saltanat heveslilerine biat etmektir. Bu emperyal oyunlara karşı, herkesi dikkatli olmaya; yurttaşlık sorumluluğu ile yasal ve demokratik yollarla mücadeleye çağırıyoruz…
Ve bir kez daha hatırlatıyoruz, Lozan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, İsmet İnönü ve arkadaşlarının, ulusumuzun tarihine silinemeyecek şekilde yazdığı altın bir sayfadır.
Bağımsızlığımızın simgesi olan Lozan Antlaşması Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusudur.” ifadelerine yer verildi.