BAROMUZ, DİSK, KESK, TMMOB, TTB, ADANA EMEK VE DEMOKRASİ GÜÇLERİ UĞUR MUMCU MEYDANININDA ORTAK AÇIKLAMAYLA 1 MAYIS EMEK VE DAYANIŞMA GÜNÜNÜ KUTLADI
“İNSANCA YAŞAMAK İÇİN ÜRETECEĞİMİZ YENİ BİR TOPLUMSAL DÜZENİ EMEK VE BİLİMLE KURACAĞIZ”
Baromuz, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Adana Tabip Odası ve Adana Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, tüm yurtta olduğu gibi Adana’da da pandemi salgının gölgesinde buruk kutlandı.
Uğur Mumcu Meydanın’nda saat: 12.30’da gerçekleşen etkinlik pandemi nedeniyle az sayıda kişinin katılımıyla sosyal mesafe kurallarına uygun ve maske kullanılarak yapıldı.
Baro Başkanımız Av. Veli Küçük, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Cumhuriyet Halk Partisi Adana İl Başkanı Mehmet Çelebi, Adana Milletvekilleri Ayhan Barut, Müzeyyen Şevkin, Burhanettin Bulut, Orhan Sümer, Tülay Hatimoğulları, Seyhan İlçe Belediye Başkanı Akif Kemal Akay, Başkan Yardımcımız Av. Sabahattin Gümüş, Baromuz mensubu ve TBB Delegemiz Av. Ümit Büyükdağ, sendika ve meslek odalarının temsilcilerinin katılımıyla burada basın açıklaması yapıldı.
Açıklama öncesi demokrasi mücadelesinde hayatını kaybeden emekçi yurttaşlarımız için saygı duruşunda bulunuldu.
Ardından Disk Çukurova Bölge Temsilcisi, Genel-İş Sendikası Adana Şube Başkanı H.Yaşar Gündoğdu tarafından basın açıklaması okundu.
Baro Başkanımız Av. Veli Küçük, 1 Mayıs'ı koronavirüs nedeniyle temsili sayı ve kurallara uygun kutladıklarını belirterek, "Ülkemizin yaşadığı bu zor günleri, önlemlere uyarak, sabrederek, dayanışma ve el birliğiyle atlatacağız. Taksim'de 1977 1 Mayıs'ında ve bugüne kadar hayatını kaybeden işçilerimizi saygıyla anıyorum. “ dedi.
Tertip komitesi tarafından katılımcılara gül dağıtıldı.
BASIN AÇIKLAMASI
İNSANCA YAŞAMAK İÇİN ÜRETECEĞİMİZ YENİ BİR TOPLUMSAL DÜZENİ EMEK VE BİLİMLE KURACAĞIZ!
Bizler bu ülkenin işçileri, emekçileri, kamu emekçileri, mühendisleri, mimarları, hekimleri, aydınları, akademisyenleri, sanatçıları, gençleri, kadınları, emeklileri..
Bizler bu dünyanın tüm değerlerini ve güzelliklerini, alın terimizle, aklımızla, bilgimizle, kısacası emeğimizle üretenler. 2020 1 Mayısında her yıl olduğu gibi umutlarımızla, bilincimizle ve dayanışmamızla bir aradayız. On yıllardır dünya halklarına sınırsız bir emek ve doğa sömürüsü, savaşlar, ekonomik krizler, artan eşitsizlikler, yoksulluk, işsizlik dışında hiçbir şey sunamayan bu düzen küresel salgın ile beraber büyük bir uygarlık krizi yaşıyor.
Kapitalist sistem insanlığın, doğanın ve yaşamın üzerine çöküyor, bu düzenin çarkları bizleri, dünyanın tüm değerlerini ve güzelliklerini üretenleri insanca yaşatmak için kurulmamış. Salgın koşullarında bile zorunlu olmayan işlerde, fabrikalarda, atölyelerde, kamu kurum ve kuruluşlarında, şantiyelerde çalışmamızı dayatan; zorunlu işlerde gerekli önlemleri almadan bizleri çalıştıran bu düzen, bizi üretimdeki herhangi bir araç gereçten farksız basit bir meta olarak görüyor.
Artık daha net görüyoruz ki, insani ihtiyaçlarımız için üretmiyoruz, insanca yaşamak için üretmiyoruz, toplumun geniş kesimlerine daha iyi bir yaşam kurmak için üretmiyoruz. Sadece ve sadece sermayenin bu akıldışı düzeninin çarkları dönsün diye üretiyoruz.
İşte 2020 1 Mayıs'ı bu gerçekliğin en çıplak haliyle görüldüğü ve bunun karşısında işçi sınıfının başka bir dünya, yeni bir toplumsal düzen iradesinin dünya çapında haykırıldığı bir kırılma anı olarak tarihe geçecek. Biz yeni bir toplumsal düzen istiyoruz. Eğer bugün biz emekçilerin egemen olduğu bir düzen olsa idi salgına karşı toplumun sağlığını, işini ve geçimini koruyacak gerçek bir mücadele verirdik,
1.Temel, zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten işler dışında bütün işlerde salgın süresince çalışma acilen durdurulurdu. Çünkü yaşamaktan, insandan daha önemli hiçbir şey olmazdı.
2. Salgın süresince herkesin işi ve geçimi devletin güvencesinde olurdu.
3. İnsanlar yaşam savaşı verirken elektrik, su, doğalgaz faturalarından KDV, kredilerden faiz toplamak asla akla gelmeyeceği gibi, temel ihtiyaçlar salgın riski boyunca devlet tarafından karşılanırdı.
4. Tümüyle kamu kontrolündeki sağlık kuruluşları, yurttaşların tamamına, istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle parasız sağlık hizmeti sunardı.
5. Salgına karşı önlemler üç beş patron örgütü ile değil, işçilerle, kamu emekçileriyle, hekimlerle, mühendislerle, akademisyenlerle beraber belirlenirdi. Ölçü patronların karları değil aklın ve bilimin ışığında toplumun korunması olurdu.
6. Başta hekimler, sağlık ve belediye çalışanları olmak üzere tüm zorunlu işlerde çalışanlar haftalarca koruyucu ekipman beklemez, insanlarımızın ölümü ve hastalanması engellenirdi.
7. Tüm kadınlara iş ve gelir güvencesi sağlanır, evde kalınan dönemlerde ev içi şiddetin önlenmesi için devlet etkin önlemler alırdı.
8. Tek kişinin dediği ferman olmaz, muhtarından belediyesine tüm kamu kurumları ile işbirliği içinde bir mücadele yürütülür, maskesinden ekmeğine tüm ihtiyaçlar beraber karşılanır, siyasi rekabet değil halkın sağlığı öncelikli olurdu.
Bu anlatılan hayal değil. İnsanlık tarihi boyunca egemenler, toplumun çoğunluğunun çıkarına bir düzenin mümkün olmadığını anlattılar ve yalan söylediler. Bugün görüyoruz ki, asıl mümkün olmayan, asıl akıldışı olan bu düzendir.
Toplumları hastalığa, dünyayı ekolojik krizlere, üretenleri açlığa, işsizliğe, güvencesizliğe mahkum eden bu düzen Türkiye ve dünya halklarının sırtında bir yüktür.
Bu düzenin çarkları bizim emeğimizle, aklımızla, bilgimizle dönüyor, öyle ise biz bu düzeni emekten, demokrasiden, barıştan yana değiştirebiliriz.
Biz emekçiler sermaye değil halk egemenliğini esas alan, sömürüye karşı emeğin haklarını koruyan, toplumsal zenginliğe el koyan yüzde 1'in değil toplumun yararını esas alan yeni bir toplumsal düzeni kurmak için seferber olacağız.
1.insan onuruna yaraşır bir iş ve ücret, kamusal sosyal güvenlik ve sendikal hakların eksiksiz güvence altına alındığı yeni bir toplumsal düzen kuracağız.
2.Demokrasinin ve ifade özgürlüğünün tahrip edilmediği yeni bir toplumsal düzen kuracağız.
3.Her türlü ayrımcılığa, cinsiyetçiliğe ve ötekileştirmeye karşı eşit yurttaşlığın, yurtta, bölgede ve dünyada barışın benimsendiği yeni bir toplumsal düzen kuracağız. 2020 1 Mayıs'ında tarihin bu kırılma anında ilan ediyoruz: Birliğimizi, mücadelemizi ve dayanışmamızı böylesi bir toplumsal düzeni kurmak için güçlendireceğiz.
Yeni bir toplumsal düzeni emek ve bilimle kuracağız!
ADANA BAROSU, DİSK, KESK, TMMOB, TTB VE ADANA EMEK VE DEMOKRASİ GÜÇLERİ